“Kuantum
Araştırma Online Tüketici
Paneli” üzerinden 9 büyük ilde, 600 katılımcı ile yapılan çalışmada;
katılımcıların normalleşme sürecinde, daha önce belli periyotlar ile gittikleri
kafe ve restoranlara gitme davranışlarını benzer şekilde devam ettirip
ettirmeyeceklerini incelendi. Yüzde 55’lik kesim, kafe ve restoranlara
gitmeyeceğini belirtirken, katılımcıların yüzde 24’ü gidecekleri yönünde görüş
bildirdi. Yüzde 21’lik kesim ise kararsız bir tutum sergiledi.
Sonuçları cinsiyet bakımından incelediğinde kadınların yüzde 61’lik bir oranla, erkeklerden (yüzde 48) istatistiki bakımından anlamlı ve olumsuz bir eğilim ile farklılaştığını gösterdi. Yapılan açıklamada ise "Bu durum, pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerden olan “Kafe ve Restoranların” normalleşme sürecinde de olumsuz bir şekilde etkilenmeye devam edeceğini göstermektedir.
Restoranlar” yeni normale, borçlanmış bir şeklide, müşterilerinden virüs kapma korkusu ve müşteri azlığı kaygısı ile dönüyorlar.
Yeni
normalde alacakları ilk aksiyonları incelediğimizde, toplamda yüzde 47,1’lik
bir oran ile virüse karşı çeşitli tedbirler almak başlığı karşımıza çıkıyor.
Katılımcıların yüzde 29,4’ünün ilkleri arasında iş yerlerini dezenfekte ederek,
hijyen koşulları altında çalışmaya başlamak varken, yüzde 11,8’i sosyal
mesafe için oturma düzeninde değişiklik yapmayı ve yüzde
5,9’luk bir kesim ise çalışanlarının birlikte çalışma koşullarını
düzenleyeceğini belirtmektedir.
Alacakları
ilk aksiyonları nansal davranışlar başlığı altında toplayabileceğimiz kitle de
yüzde 35,4’ü temsil ediyor. Katılımcıların yüzde 11,8’i kampanyalar yapacağını
ve reklam vereceğini belirtirken, yüzde 11,8’i çalışan sayısı azaltacağını,
yüzde 5,9’u pandemi sürecinden kaynaklı maddi problemlerini çözmek için kredi
çekmek, borç ötelemek ve kaynak oluşturmak gibi aksiyonlar alacağını, yüzde
5,9’u ise online satış yapan sitelere kayıt olacağını söylemektedir. Aynı
zamanda işletmecilerin yüzde 82’si yeni normal ile birlikte müşterilerinin
satın alım gücünün düşeceğini belirtmekte. Bununla birlikte yüzde 18’lik kesim
müşterilerinin satın alım gücünde herhangi bir değişiklik olmayacağını
düşünüyor. Ve bu düşünceden hareketle yüzde 65’lik bir çoğunluk tüm
olumsuzluklara rağmen ürünlerinde herhangi bir yat artışına gitmeyeceğini
belirtirken, yüzde 35 ise ürünlerde yat artışına gideceğini söylemekte"
ifadelerine yer verildi.